ArcGIS Earth

Google Earth kurumsal kullanımını emekliye ayrılmasından sonra, bu özelliğini çeşitli yazılımlara devrediyor. CBS alanında en güçlü yazılım firması olan Esri Firması’nın yazılımı ArcGIS Earth bunlardan biridir. ArcGIS Earth ücretsiz olarak bizlere sunulan, kurulumu ve kullanımı kolay masaüstü yazılımıdır. ArcGIS Earth  kuruluşunuzdaki tüm kullanıcılar için hızlı ve kolay 3 boyut harita görüntüleme imkanını sunar. ArcGIS Earth ile ilgili videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

Coğrafi bilgi sistemi kullanım alanları

CBS teknolojisi bilimsel araştırmalar, kaynak yönetimi, varlık yönetimi,alt yapılar (doğalgaz, elektrik, su), arkeoloji, çevresel etki değerlendirmesi, peyzaj mimarlığı, kentsel planlama, kartografya, kriminoloji, coğrafi tarih, pazarlama, lojistik, maden haritalama, haritacılık, tarım ekili tarım alanlarının tespiti ve toplam mahsülün hesaplanması, askeri uygulamalar, hava, deniz ve kara trafiği izleme araç takip sistemleri, meteoroloji,arama kurtarma ve diğer amaçlar için kullanılabilir. Örneğin, CBS doğal afetlerde acil müdaheleleri kolaylaştırmak için hesaplamalar yapmaya olanak tanır. CBS yeni sulak alanların bulunmasında ve bu alanların korunmasında kullanılabilir. CBS bazı şirketler tarafından avantaj sağlaması amacıyla yeni pazar alanları bulmak için kullanılabilir.

kbsgrafig

Coğrafi bilgi sistemi Nedir

Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) : Dünya üzerindeki karmaşık sosyal, ekonomik, çevresel vb. sorunların çözümüne yönelik mekana/konuma dayalı karar verme süreçlerinde kullanıcılara yardımcı olmak üzere, büyük hacimli coğrafi verilerin; toplanması, depolanması, işlenmesi, yönetimi, mekansal analizi, sorgulaması ve sunulması fonksiyonlarını yerine getiren donanım, yazılım, personel, coğrafi veri ve yöntem bütünüdür.
cbsresim
CBS, genel bir kavram olup; çeşitli kullanım alanlarına ve tematik konulara yönelik olarak geliştirilen CBS uygulamaları vardır. Bu CBS uygulamaları, Kent Bilgi Sistemi, Orman Bilgi Sistemi, Karayolları Bilgi Sistemi, Arazi Bilgi Sistemi, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi, Lojistik Bilgi Sistemi, İç Güvenlik Bilgi Sistemi, Araç İzleme Bilgi Sistemi, Trafik Bilgi Sistemi, Kampüs Bilgi Sistemi, Deprem Bilgi Sistemi, Harita Bilgi Sistemi, vb. şekilde adlandırılırlar.

CBS, kavramsal bir sınıflamada hiyerarşik olarak öncelikle Sistem, sonra Bilgi Sistemi kategorisi altında yer alır. İşlevsel bir sınıflamada ise CBS, öncelikle Teknoloji, sonra Bilgi Teknolojisi altında yer alır.

Coğrafi Bilgi Sistemi, coğrafya, haritacılık ve bilgisayar bilimleri ile ilgili bir teknoloji olup Coğrafi Veri Altyapısı bileşenlerinden Bilgi Teknolojileri kapsamında yer alır.

Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), İngilizce Geographical Information Systems (GIS) ifadesinin Türkçeye çevrilmiş hali olup, kullanıcıların çok farklı disiplinlerden olması nedeniyle, bu kavram da değişik şekillerde tanımlanmaktadır. Özellikle CBS’nin dünyada konumsal bilgi ile ilgilenen kişi, kurum ve kuruluşlar arasında geniş bir merak uyandırması, gelişmelerdeki hızlı değişiklikler, özellikle ticari beklentiler, farklı uygulama ve fikirler, CBS’nin standart bir tanımının yapılmasına henüz izin vermemiştir. CBS, bazı araştırmacılara göre konumsal bilgi sistemlerin tümünü içeren ve coğrafi bilgiyi irdeleyen bir bilimsel kavram, bazılarına göre; konumsal bilgileri dijital yapıya kavuşturan bilgisayar tabanlı bir araç, bazılarına göre de; organizasyona yardımcı olan bir veri tabanı yönetim sistemi olarak nitelendirilmektedir. Buna göre en genel haliyle CBS’tanımı aşağıdaki şekildedir;

“Coğrafi Bilgi Sistemleri; konuma dayalı gözlemlerle elde edilen grafik ve grafik-olmayan bilgilerin toplanması, saklanması, işlenmesi ve kullanıcıya sunulması işlevlerini bütünlük içerisinde gerçekleştiren bir bilgi sistemidir.

Zamansal Coğrafi Bilgi Sistemi (ZCBS) Coğrafi varlıkların gerek grafik gerekse grafik olmayan konumsal bilgilerinde zamanla meydana gelen değişimleri izleyebilen ve analiz edebilen coğrafi bilgi sistemidir.

67. TÜRKİYE JEOLOJİ KURULTAYI 14 – 18 NİSAN`DA

Odamızın düzenlediği 67. Türkiye Jeoloji Kurultay‘ı 14-18 Nisan 2014 tarihleri arasında Ankara‘da MTA Genel Müdürlüğü Kültür Sitesi‘nde düzenlenecektir.

 
1947 yılından günümüze kadar hiç aksatılmadan sürdürülen ve ülkemiz yerbilimcilerinin emekleri ile oluşturdukları birikimlerini aktarıp paylaştıkları Türkiye Jeoloji Kurultayı‘nın bu yılki temaları “Doğal Kaynaklar ve Sürdürülebilirlik” ve “Ustalara Saygı” olarak belirlenmiştir.
 
67. Türkiye Jeoloji Kurultayı‘nda jeoloji bilim ve uygulamalarının eşsiz zenginlikteki alanlarında üretilmiş bilimsel çalışma ve araştırmaların sözlü ve poster olarak sunulmasının yanısıra, “Doğal Kaynaklar ve Sürdürülebilirlik” teması, çağrılı konuşmacılar ve bir panel konusu olarak ele alınacak ayrıca, “Ustalara Saygı” başlığı altında ülkemiz jeolojisinin bugün ulaştığı noktaya gelmesinde çok büyük katkılarda bulunmuş akademisyen ve uygulayıcı meslektaşlarımız adlarını taşıyan oturumlarda tanıtılacak ve anılacaklardır.
 
Kurultayımızın, siz akademisyenlerimizin, kamu kurum kuruluşları ile özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın aktif katılımları, bilimsel ve teknik araştırmalarını, özgün çalışmalarını sunmalarıyla gelişerek zenginleşeceği inancındayız.
 
67.Türkiye Jeoloji Kurultayı Önemli Tarihleri:
10 Ocak 2014: Sözlü ve poster sunumları için bildiri özlerinin son gönderim tarihi.
14 Şubat 2014: Bildiri veya poster kabulünün yazarlara son bildirim tarihi.
14-18 Nisan 2014: 67. Türkiye Jeoloji Kurultayı tarihi.

Neden Nükleer Enerji

Elektrik ihtiyacı 2007 – 2035 yılları arasında yıllık ortalama %1.4 olacağı, toplamda ise %49 artış olabileceği belirtilmektedir (International Energy Outlook 2010). Ülkemizde yıllık elektrik artışı talebe göre değişiklik gösterecektir. Bu artışın düşük talepte %4,5-6,7 oranında, yüksek talepte ise %4,5-7,5 oranında olacağı tahmin edilmektedir (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, 2010).

Petrol ve doğalgaz Dünya elektrik üretiminin %26.7’ sini (International Energy Agency, 2010), Türkiye’nin ise %47.2’sini (Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2010) sağlamaktadır. Ancak TPAO’nun araştırma sonuçlarına göre petrol rezervlerinin 2050 yılında, doğalgaz rezervlerinin ise 2070 yılında biteceği tahmin edilmektedir (Hampetrol ve Doğalgaz Sektör Raporu 2010, TPAO).

Bu nedenle, gelecekte enerji gereksinimini karşılamak için yeni enerji kaynaklarına ihtiyaç duyulacaktır. Bu enerji kaynaklarının da her daim kullanıma hazır olmasıyla birlikte çevre dostu, güvenilir ve daimi olması gerekmektedir. Bütün bu saydıklarımız özelliklere sahip olan nükleer enerji, devamlılığı olan enerji politikasında büyük önem arz etmektedir (Peterson, S.).

Nükleer  Enerjinin elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasındaki nedenleri yani nükleer enerjinin yararları aşağıda belirtilmiştir.

  • Yukarıda belirttiğimiz gibi nükleer santraller enerji üretiminde süreklilik arz eder. Örneğin, yenilenebilir enerji santralleri gibi dış koşullara yani iklim koşullarına, kömür santrallerinde olduğu gibi kömür kalitesine, petrol ve doğalgaz santrallerinde ise rezerv miktarına bağlı değildir.
  • Nükleer enerji sera gazı salınımı durumunda en temiz enerjidir. Nitekim fosil yakıtlarında yanma ile meydana gelen karbon monoksit, karbondioksit, sülfür ve azot gibi iklim değişiminde büyük etkisi olan bu sera gazlarının atmosfere salınımı nükleer enerjide yoktur. Bundan dolayı nükleer enerjinin iklim değişikliğine neden olan sera gazı konsantrasyonu azalmasında büyük etkisi vardır.
  •  3000 ton kömürden veya 2700 m3 petrolden elde edilecek enerji, 1 kg uranyumdan elde edilecek enerji ile sağlanabilecektir. Yüksek enerji üretebileceğimiz bu kadar az uranyum kaynağının oluşturacağı atık miktarı, yukarıda belirtilen miktardaki fosil yakıtlarının atık miktarından çok daha az olacaktır.
  •  Nükleer santralde oluşacak atık miktarının az olması az yer kaplayacağından depolamada sıkıntı çekilmeyecektir.
  • Nükleer santrallerde işletme periyodu diğer santrallere göre uzundur.
  •  Yeni iş alanları sağlayarak ülke ekonomisine pozitif etki sağlamaktadır.

Kaynakça;

  • Hampetrol ve Doğalgaz Sektör Raporu 2010, TPAO
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2010
  • Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, 2010
  • International Energy Outlook 2010, Energy Information Administration
  • Peterson, S., “Nuclear Energy A Global Imperative For The 21th Century”,Vital Speech of the Day (Nuclear Energy Institute Delivered to WorldEnergy Congress)

 

 

Konya’da Kuyu Ruhsatlarında son durum

Kuyu ruhsatları DSİ Tarafından 14 Haziran 2012 tarihinde Konya’da tüm havzalar için açılmıştı.4 ay sonra ani bir karar ile yeni belge alımını durdurulmuştur.

15.10.2012 tarihinde alınan karar ile Dsi 4. Bölge sınırları içerisinde (Konya, Karaman, Aksaray ve Niğde) yeni kuyu ruhsatı verilmeyecek. Sadece DSİ envanterinde bulunan belgesiz kuyular ( 2008 ve 2008 yılından önceki kayıt altına alınan kaçak kuyular) ruhsatlandırılacak. Ruhsatlı kuyular dahil olmak üzere tüm kuyulara Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) uygulanacak.

Yeni belge alımını durdurmasında ki en büyük etken şüphesiz ruhsatlandırılmayı bekleyen kuyulardan fazla yeni kuyu açma talebi gelmesidir. OSOS uygulamasından sonra yapılacak rezerv hesabına göre yeni belgeler verilip verilmeyeceğine dair karar alınacak.

 

 

 

Afşar Barajı ve Afşar – Bağbaşı Derivasyon Tüneli

Afşar Barajı ve Afşar – Bağbaşı Derivasyon Tüneli’nin Temel Atma Merasimi Gerçekleştirildi.

 14.10.2012 tarihinde Konya’da yapılan temel atma töreninde; Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel EROĞLU, Aydın Valisi Aydın Nezih DOĞAN, TBMM Konya Milletvekilleri Mustafa Kabakçı, Mustafa Baloğlu, Kerim Özkul ve Cem Zorlu, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Devlet Su İşleri Genel Müdürü Akif ÖZKALDI, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

 Dış İşleri bakanı konuşmasında şunları belirtti: “Biz Konya’yı ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Konya ile birlikte Anadolu’yu,  Anadolu ile birlikte bütün Asya’yı ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Artık herkes şunu görmeli; Nasıl bu dağlar ayağa kalkıyorsa, nasıl geçmişte sessiz sessiz akan bu sular şimdi şırıl şırıl ovaya kavuşmayı bekliyorsa, bu millet de bir Türkiye ile buluşmayı istiyor. Dünya gücü olan, küresel gücü olan Türkiye ile buluşmayı istiyor. Bu tesislerimizi Allah Konya’mıza ve milletimize hayırlı ve mübarek etsin ” dedi.

Konya’ya 1 milyar 600 milyon liralık yatırım yapılacağını söyleyen Prof. Dr. Veysel Eroğlu şunları belirtti;

 ”Konya’ya 84 tane müjdeyle geldik. Bu müjde içinde neler var? 146 bin 850 dekar araziyi sulayacağız. Konya’ya 100 milyon metreküp ilave içme suyu temin edeceğiz. 28 tane meskun mahalli taşkınlardan koruyacağız. 149 bin 500 dekar alanda ağaçlandırma ve rehabilitasyon çalışması yapacağız. 2 tane bal ormanı kuracağız. Artık Konya’nın organik balı dünya çapında meşhur olacak. 2013 yılında 16 yere otomatik meteoroloji gözlem istasyonu kuracağız. Konya, Konya olalı böyle bir yatırım görmemiştir.”

İki tane dev tesisin temelinin atılacağını belirterek, “Konya Ovamıza inşallah bereket getirsin. Bunlardan birisi Afşar Hz. Hadimi Barajı. Hadimi Hazretleri bu bölgenin manevi mimarı… Bu yüzden Dışişleri Bakanımızla bu barajın ismini Afşar Hz. Hadimi Barajı olması, tünelin de Hadimi Tüneli olmasını teklif ettiler, bu günün güzel bir hatırası olarak Hz. Hadimi’nin de ismi yad edilmiş olacak. ”diyerek konuşmasını tamamladı.

Konya Valisi Aydın Nezih DOĞAN yaptığı konuşmada şunları belirtti;

“Büyük bir milletin evlatları olarak, büyük projelerimiz var. Ümit ediyorum ki; 2023 yılına gelmeden evvel Konya sulama açısından bütün önemli işleri başarmış olacak ve Konya Ovası bir bütün olarak sulanacaktır. Buradan tüm DSİ çalışanlarına teşekkürlerimi iletiyor, tesislerimizin Konya halkımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

DSİ Genel Müdürü Akif ÖZKALDI konuşmasında; “Bugün Ülkemizin ilk sulama projesi ve GAP’tan sonra en büyük sulama yatırımı olan Konya Ovası Projesi’nin önemli tesislerinin temelini atmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Konya Ovası Projesi, kapalı havza içerisindeki mevcut yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının değerlendirilmesinin yanında, Göksu Nehri’nden denize dökülen suların baraj ve tünellerle ovaya aktarılması ve sulu tarıma geçilmesi için hazırlanmış bir projedir.
Bu kapsamda, Gembos havzası sularının Beyşehir Gölüne aktarılması amacıyla “Derebucak Prof. Dr. Yılmaz Muslu Barajı, Gembos Derivasyonu ile Gembos ve Yeşildağ Sulamaları Projesi” inşaatları tamamlanmıştır. Bu sayede son dört yılda ortalama 180 milyon m3 su Beyşehir Gölüne aktarılmaktadır.
Bu projenin en önemli ayağı ve en büyüğü olan Konya – Çumra 3. Merhale Projesi ile de Yukarı Göksu Havzası’nın Akdeniz’e boşalan sularının Bağbaşı Barajında toplanarak 17 km 34 metre uzunluğundaki Mavi Tüneli ile ve cazibeli olarak Konya Kapalı havzasına aktarılması planlanmıştır.
Bu yolla ilk etapta 180 milyon m3 su aktarılacaktır. Daha sonra Afşar ve Bozkır Barajları ile Afşar Bağbaşı Derivasyon Tünelinin tamamlanmasıyla Mavi Tünelinden Konya Kapalı havzasına aktarılacak su miktarı 414 milyon m3 e ulaşacaktır.
Bildiğiniz gibi Mavi Tünel 2011 yılının Aralık ayında tamamlandı. Bağbaşı Barajı tamamlanarak geçtiğimiz ay su tutma töreni gerçekleştirildi. Bozkır Barajı’nda da aynı şekilde çalışmalarımız devam ediyor ve geçtiğimiz günlerde su derivasyon işlemi gerçekleştirildi.
Bugün ise burada Konya – Çumra 3. Merhale Projesi’nin diğer önemli tesislerinden olan Afşar Barajı ve Afşar-Bağbaşı Derivasyon Tüneli’nin temelini atmak için biraraya gelmiş bulunuyoruz.
Konya – Çumra 3. Merhale Projesi kapsamında bulunan, Konya ili Taşkent ilçesi Afşar Kasabası yakınında ve Ilıcapınar Deresi üzerinde inşa edilecek gövdesi kaya dolgu, temelden yüksekliği 138 m ve dopolama hacmi 386 milyon m3, gövde hacmi ise 5 913 000 m3 olan Afşar Barajı ve Afşar-Bağbaşı İletim Tüneli ile Göksu havzası suları Bağbaşı Barajına aktarılacaktır.
Afşar Barajının esas amacı Konya Çumra 3. Merhale Projesi kapsamında bulunan sulama sahalarına sulama suyu temin etmektir. 29.03.2012 tarihinde ihalesi yapılan ve 2012 yılı fiyatlarına göre toplam 120 milyon TL ye mal olacak Afşar Barajı inşaatı 09.12.2015 tarihinde tamamlanacaktır.
Afşar-Bağbaşı Derivasyon Kanalı toplam uzunluğu 24 km olup, bunun 18 km’si tüneldir. Bu kanal vasıtasıyla yılda 226,5 hm3 su Bağbaşı Barajına aktarılacaktır. 17.04.2012 tarihinde ihale edilen ve 2012 yılı fiyatlarına göre toplam 150 milyon TL ye mal olan “Afşar-Bağbaşı Derivasyon Kanalı (Tüneli) İnşaatı 06.09.2016 tarihinde tamamlanacaktır” dedi.

 Konuşmalardan sonra söz alan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu; barajın açılışı için; 12.09.2015 saat 15.15, tünelin açılışı içinse 09.06.2016 tarihine müteahhit firmalardan söz aldı. Daha sonra Afşar Hz. Hadimi Barajı ve Tüneli’nin temel atma töreni gerçekleştirildi.

 kaynak: dsi.gov.tr

66. TÜRKİYE JEOLOJİ KURULTAYI

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasının düzenlediği 66. Türkiye Jeoloji Kurultay‘ı 15-19 Nisan tarihleri arasında Ankara‘da MTA Genel Müdürlüğü Kültür Sitesi‘nde düzenlenecek.
1947 yılından günümüze kadar hiç aksatılmadan sürdürülen ve ülkemiz yerbilimcilerinin emekleri ile oluşturdukları birikimlerini aktarıp paylaştıkları Türkiye Jeoloji Kurultayı`nın ana teması “Deprem ve Etik” olarak belirlendi.

66. Türkiye Jeoloji Kurultayı‘nda ülkemizde ve Dünya`nın değişik bölgelerinde giderek artan doğal olayların insan eli ile ‘afet‘ haline getirilmesiyle deprem, çevre kirliliği ve küresel iklim değişikliği kaynaklı sorunların neden olduğu olumsuz etkilerin yanı sıra, nüfustaki artışla birlikte gelişen hızlı ve çarpık kentleşme, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve yönetimiyle ilgili sorunlar, geçmişe oranla doğal kaynaklara duyulan gereksinimde önemli düzeydeki artış, mega mühendislik yapılarının inşası vb. gibi olgular ve bu sorunların çözümü, sağlıklı ve güvenilir bir çevrede yaşanması ve doğal kaynakların verimli kullanımı açısından yerbilimi ve mühendisliğinin sağlayacağı katkılar tartışılacak.

Endonezya’da 6.6 büyüklüğünde deprem

Endonezya’da 6.6 büyüklüğünde deprem oldu.

Amerikan Jeofizik Kurumu, depremin Endonezya’nın Banda Açe bölgesinin yaklaşık olarak 400 kilometre güneydoğusunda, 52 kilometre derinde olduğunu açıkladı

Dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesi olan Endonezya, deprem, tsunami ve volkan patlamalarının sıkça olduğu ”Ateş Çemberi” içinde bulunuyor.

Endonezya’da 2004’te meydana gelen şiddetli deprem ve Hint Okyanusu’nda yol açtığı tsunami sonucu 230 bin kişi yaşamını yitirmişti.

Deprem detayları aşağıdadır (Kaynak USGS)

Magnitüt 6.6
Zaman
  • Monday, September 05, 2011 at 17:55:13 UTC
  • Tuesday, September 06, 2011 at 12:55:13 AM at epicenter
  • Time of Earthquake in other Time Zones
Bölge 2.973°N, 97.997°E
Derinlik 110.1 km (68.4 miles)
Üs NORTHERN SUMATRA, INDONESIA
Mesafe 100 km (62 miles) SW of Medan, Sumatra, Indonesia
118 km (73 miles) W of Pematangsiantar, Sumatra, Indonesia
160 km (99 miles) NNW of Sibolga, Sumatra, Indonesia
1409 km (875 miles) NW of JAKARTA, Java, Indonesia


65. JEOLOJİ KURULTAYI

Ülkemizde 1947 senesinden beri devam eden ve hiç ara verilmeyen Türkiye Jeoloji Kurultayı ‘nın 65. si 2 Nisan- 6 Nisan tarihleri arasında Ankarada düzenlenecektir. Ülkemizde bulunan Yerbilimciler’in bilgi birikimlerini 65. Jeoloki kurultayında da paylaşacaklarından şüphemiz yoktur.

Bu kurultayda da, zaman zaman uluslar arası katılımında olmasıyla süratle gelişen bilim ve teknolojiye ayak uydurarak ülkemizde jeoloji ve mühendisliği alanında süre gelen önemli bilimsel katkılar ile, sorun odaklı uygulamaya yönelik çalışmaların da tartışılacağı ve farklı kurum ve kuruşluşlar ile üniversitelerden katulımcıların bir araya getirileceği bir jeoloji kurultayı olma amacı güdülmüştür.

Günümüzde yaşanan ve ülkemiz de dahil olmak üzere Dünya‘nın değişik bölgelerinde giderek artan doğal afetler ile çevre ve küresel iklim değişikliği kaynaklı sorunların neden oldukları olumsuz etkilerin yanı sıra, nüfustaki artışla birlikte gelişen hızlı ve çarpık kentleşme, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve yönetimiyle ilgili sorunlar, geçmişe oranla doğal kaynaklara duyulan gereksinimde önemli düzeydeki artış, mega mühendislik yapılarının inşası vb. gibi olgular; bu sorunların çözümü, sağlıklı ve güvenilir bir çevrede yaşanması ve doğal kaynakların verimli kullanımı açısından yerbilimi ve mühendisliğinin sağlayacağı katkıların ne denli önemli olduğunu her zamankinden daha fazla göstermektedir. 65. Türkiye Jeoloji Kurultayı‘nda, yukarıda ana hatlarıyla çerçevesi çizilen alanlarda yapılan yerbilimi ve mühendisliği konulu çalışmaların bilimsel bir platformda tartışmaya açılması ve elde edilen bilgilerin paylaşılması etkinliğin başlıca hedefleridir.

Nüfusun giderek artmasıyla pek çok kentin hızla büyüdüğü, dolayısıyla jeolojik faktörler gözetilerek ve gerekli mühendislik hizmetleri alınarak iyi planlanmış yeni yerleşimlere ve ulaşım ağlarına gereksinim duyulduğu bir dönemde olan ülkemizde, toplumun doğa olaylarından olumsuz şekilde etkilenmeden, güvenli ve sağlıklı bir çevrede konuşlandırılmış yerleşimlerde yaşamaları, hem çağdaş ve güvenli bir yaşamın gereği hem de mesleğimizin ilgi ve sorumluluk alanlarına giren başlıca konulardan biridir. Bu husus gözetilerek, jeolojinin temel konularıyla ilgili çalışmaların sunulup tartışılmasının yanı sıra, 65. Türkiye Jeoloji Kurultayı için “Geleceğin Kentleri ıçin Jeoloji Mühendisliği” başlığı kurultayın ağırlıklı teması olarak belirlenmiştir.

Kentleşme açısından mesleğimizin pek çok dalının doğrudan ve dolaylı katkısının yadsınamayacağı konuları içereceği için, bu ana temanın ilgi çekici olacağı inancındayız. Kurultayımızı teknik oturumların yanı sıra, çağrılı konuşmalar ve kurultayın ana teması ile uygulamacıların hangi donanımlara sahip jeoloji mühendislerini beklediklerinin tartışılacağı panellerle de zenginleştirmeyi hedeflemiş bulunuyoruz. Bunların yanı sıra, kurultaylarımızın dostlukların daha da pekiştirildiği vazgeçilmez bir bölümü olan kültürel ve sosyal etkinlikleri bu yıl daha zengin bir içerikle sunmayı da arzu ediyoruz.

65. Jeoloji Kurultayı, bir süreden bu yana başarılı şekilde uygulanageldiği gibi, yine oturum yürütücüleri tarafından yönlendirilecek olup, bildirilerin gönderilmesi ve iletişim, internet aracılığıyla gerçekleştirilecektir. Aksamalara neden olunmaması için kurultay iletişim sisteminde gerekli düzenlemeler yapılmış olup, bildiri özlerinin yazımı ve gönderilmesi için de kolaylıklar sağlanmıştır. Ayrıca poster sunumlarının daha da özendirilmesi amacıyla poster hazırlama, sunum ve ödüllendirme kuralları da daha ayrıntılı şekilde duyurulmuştur. 65. Jeoloji Kurultayı‘nın akademsiyenlerimizin ve kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde çalışan meslekdaşlarımızın ve jeoloji mühendisliği eğitimi alan öğrencilerin katılımıyla zenginleşeceği inancındayız. Bu etkinliğe tüm yerbilimcilerin ilgi ve katkılarını bekler, kurultayımızın başarılı, üretken ve dostlukları pekiştirici bir şekilde geçmesini ve amacına ulaşmasını dileriz.

65. jeoloji kurultayı bildiri başvurusu için tıklayın

Referans:http://www.jmo.org.tr/etkinlikler/kurultay/